2011 yılında kurak geçen yaz sonrası, yine normalin çok altında bir
yağışla geçen sonbahar ve kış ayları, Macaristan’da Tuna nehrini
tarihin gelmiş geçmiş en sığ seviyeye indirdi.
Tuna nehri sularındaki bu düşüş, uzmanların açıklamalarına göre, kayıtlara geçen en ciddi ve ani azalma.
Kimi meteoroloji uzmanları olayı iklim
değişikliğiyle açıklarken, bazı uzmanlar ise bütünsel bir Tuna
stratejisinin oluşturulamayışı nedeniyle ülkelerin nehir sularını
istedikleri gibi kullanmalarına bağlıyorlar.
Nehir ulaşımı durdu
Kuraklık ve buna bağlı olarak suların azalması nedeniyle Budapeşte’de Tuna nehri derinliği yer yer 51 santimetreye kadar indi.
Bu gelişme tüm Macaristan’da nehir boyunca
ulaşımı ve nakliyatı durdurdu. Ama Tuna nehri üzerindeki nakliyat sadece
Macaristan’da değil, çevre ülkelerde de aksıyor.
Avrupa’dan Karadeniz’e yönelik nakliyatın önemli
bir kısmı Ren ve Mein nehirleriyle bağlantılı olarak Tuna’dan
mavnalarla Romanya limanları istikametinde sürüyordu.
Şimdi ise nehrin süratle sığlaşması nedeniyle tekne ve mavnalar Passau, Bratislava ve Budapeşte rıhtımlarına çekildi
Ticarete olumsuz etki
Nehirdeki nakliyatın durması Macaristan ekonomisini de tehdit eder boyutlara ulaştı.
Önemli ihracat kalemlerinden olan tahıl ticareti neredeyse durdu.
Türkiye, Yunanistan ve bazı Orta Doğu ülkelerine
gönderilmesi gereken on binlerce ton tahıl ambarlarda bekletiliyor. Bu
ise milyonlarca dolar zarar demek.
Nükleer endişe
Tuna nehri sularındaki azalmanın Macaristan’da
yarattığı bir başka endişe ise, Budapeşte’ye 60 kilometre uzaklıkta Tuna
nehri kıyısın da kurulan Paks nükleer santralı.
Macaristan’ın tek nükleer santralı olan Paks’ta reaktörlerin soğutulmasında Tuna nehri suları kullanılıyor.
Soğutma işlemleri esnasında çok miktarda suya ihtiyaç duyulması nedeniyle santral da alarma geçmiş durumda.
Açıklamalara göre iki saate bir Tuna nehrinde
ölçümler yapılıyor ve su seviyesi kontrol edilerek, suyun soğutma için
yeterli olup olmadığına karar veriliyor.