Mersin’in merkez Toroslar İlçesi’nde belediyenin 10 yıllığına kiraya
verdiği alanda Türkiye’nin ilk ‘Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi Projesi’
devam ediyor. Güneşten gelen ışığı ısı enerjisine çevirmek için
depolayan aynalar ve enerjinin üretileceği bir kuleden oluşacak sistem
için araziye aynalardan oluşan 510 tane cihaz kurulacak. Aynaların bir
bölümünün kurulduğu Korukent Mahallesi’ndeki proje sahasında
incelemelerde bulunan Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, projenin
ayrıntılarını İHA muhabirine anlattı. Hamit Tuna, projenin Şef Mühendisi
İsmail Çetin ve Kalite Kontrol Mühendisi Selçuk Özel’in de yer aldığı
açıklamada, TÜBİTAK destekli Greenway Güneş Sistemleri Enerji Üretim
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye kiraladıkları 60 bin metrekarelik alanda
Türkiye’nin ilk ‘Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi Projesi’nin ar-ge
çalışması yapıldığını söyledi. Proje kapsamında kurulan aynaların özel
şekilde imal edildiğini bildiren Tuna, “Aynalar, servecontrol motorla
güneşi takip eden bir sistemle işliyor. Güneş nereye giderse ayna da ona
göre dönüyor ve ısıyı bir noktada yoğunlaştırıyor. Yoğunlaşan ısı orada
buhar üretiyor, geri kısmı da termik santrallerde olduğu gibi buhar
tribünleri kullanarak olayı hareket enerjisine çevirip jeneratörü
çevirmek suretiyle elektrik enerjisi üretme. Bu tamamen bir ar-ge
çalışması. Burada yapılacak olan sistemi yabancı ya da yerli yatırımcı,
güneşten elektrik enerjisi üretmek adına bu işin burada yapıldığını net
bir şekilde görüp ona göre yatırım yaptıracak. Öyle bir çalışma. Birinci
etapta 4,7 megavat, ikinci etapta 10 megavat gücünde elektrik üretme
hedefleri var. Gerçekten Mersin için çok önemli bir proje. Türkiye’de
ilk defa böyle bir proje hayata geçiriliyor. 365 günün 306 günü güneş
alan bir şehirde böyle bir projenin bizim bölgemizde olması çok önemli”
dedi.
Şirket yetkililerinin belediyeye gelerek projeyi anlatıp katkı
istediklerini ifade eden Başkan Tuna, bilgiye, özellikle teknolojik
gelişmelere çok açık oldukları için projenin Toroslar’da yapılmasını
kabul ettiklerini kaydetti. Paranın peşinde koşan aç insanlar ve bilimin
peşinde koşan aç insanlar olmak üzere iki tür insan bulunduğunu
vurgulayan Tuna, “Bilgi çağının her noktasında gelişmiş teknolojik ne
varsa hem belediye olarak bünyesinde barındıran bir anlayışa sahibiz hem
de bu tip çalışma yapacak olan bu aç insanlara yardımcı olma anlamında
katkı sağlıyoruz. Bilimin peşinde koşan insanlara sahip olmak, onlara
destek olmak bizim için çok önemli bir hizmet, şeref diye düşünüyoruz.
Allahın güneşinden elektrik enerjisi üretecekler. Bir toplumun
gelişmişliği kullandığı elektrik enerjisiyle ölçülüyor. Çok akarsuyumuz
var ama maalesef hidroelektrik santral noktasında eksiklerimiz var.
Güneş gibi yenilenebilir enerji noktasında kullanılabilecek bu proje çok
önemli. Aynı zamanda çevre kirliliği yok, görüntü kirliliği yok” diye
konuştu.
Şirketin proje kapsamında, hayata geçirilirse dünyada ilk olma
özelliği taşıyacak gece de enerjiyi stoklayabilecek bir sistem üzerinde
de çalıştığını aktaran Tuna, “Bu önemli proje hayata geçtiğinde herkes
gurur duyacak, çünkü nükleerin tartışıldığı bölgemizde, bir deprem
sonrasında elimizin yüreğimize geliyor. Japonya’daki tsunami sonrasında o
bölgede çekilen sıkıntıların sonuçlarını görüyoruz. Böyle sıkıntılı
projelerle uğraşacağımıza sıkıntısız ama bilimin ışığında yeni
yapılmakta olan bu projeleri takip etmek, destek vermek, onlarla
birlikte olmak bizim çok hoşumuza gidiyor” ifadelerini kullandı.
ARAZİYE 510 ADET CİHAZ KURULACAK
Mersin’deki çalışmanın başında bulunan projenin şef mühendisi İsmail
Çetin de Ekim 2011’de başladıkları ar-ge çalışmalarının 1-1,5 yıl
sonucunda biteceğini söyledi. Projeyle ilgili bilgi veren Çetin,
İstanbul’da 2 yıldır ar-ge çalışmaları yürüttüklerini, Mersin’de de hala
ar-ge çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Mersin’de son ürünlerinin
yazılımını entegre edip araziye 510 tane aynalardan oluşan cihaz
kuracakları bilgisini veren Çetin, şunları söyledi: “Yerden 40 metre
yükseklikte bir test kulesi inşa edeceğiz, asıl enerji üretimi o kulede
olacak. Şu an aynalar vasıtasıyla stoklama çalışmaları yapılıyor. Bu
aynalar mercek vazifesi görecek, 15 metrekare bir alana yaklaşık 1,5
metrekare düşümü var. Merceği bir kağıda tuttuğunuzda yanması gibi ısı
enerjisini güneşten gelen ışığı yoğunlaştırarak sağlıyoruz. Şu anki bu
aynaların tek vazifesi ısı enerjisini toplamak. Enerji üretimi ise o
kulede sağlanacak.”
Projenin maliyetinin ar-ge çalışmalarıyla birlikte 20 milyon doları
bulacağını, ancak asıl tesisler kurulduğu zaman maliyetlerin çok
düşeceğini anlatan Çetin, şöyle devam etti. “Çünkü biz bu sistemlerin
parçaların yüzde 90’ının Türkiye’de üretiyoruz. Tamamen yerli üretim,
tamamen yenilenebilir bir enerji, etrafa hiçbir zararı yok. Kurulum
maliyetini birebir karşılaştırdığınızda hidroelektrik santralinden daha
ucuza kurabiliyorsunuz. İhtiyacınız olan, güneşlenen bir bölge. Bu tarz
çalışmayı dünyada yapabilecek firma sayısı 10’u geçmiyor ve her birinin
bilgisi de teknolojisi de kendi içerisinde gizli. Hepsi kendi
ar-ge’lerini yapmışlar bitirmişler ve bu işten pay almaya çalışıyorlar.
Biz de aynı şekilde bunun ar-ge’sini yapıyoruz. Türkiye’de 2 yıllık
çalışmanın sonucunda bunun olabileceğini gördük. Başkanımız da bize
yardımcı oldu. Burada kuracağız ve bakacağız, 1 yıl sonunda her şey
ortaya çıkacak.”
DÜNYADA İLK KEZ MERSİN’DE YENİ BİR DEPOLAMA SİSTEMİ ADAPTE EDİLECEK
Üzerinde çalıştıkları sistemin İsrail ve Amerika’da bulunduğuna
işaret eden Çetin, “Her birinin kule yapıları, herostat yapısı
kendilerine özel, çünkü literatürde henüz böyle bir bitmiş proje yok.
Firma tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği için bu proje akabinde
Türkiye’de bu enerjinin epeyce artacağına, tesislerin isteneceğine
eminiz. Depolama sistemi için de İTÜ’den çalışmaları var, onlar da
bizimle çalışmak istiyorlar. Dünya depolama sistemleri genelde ısıyla,
tuz depolarıyla sağlanıyor, o da bu sistemin maliyeti kadar maliyetli.
Fakat İTÜ’deki proje Mersin’de hayata geçerse, burada dünyada denenmemiş
ilk projeyi de adapte edeceğiz. Geceleri bile gündüz depolanan enerji
ile enerji sağlanabilecek ve bu dünyada ilk olacak. Onun denemesine bu
sistemin testleri bitince başlanacak. Yaklaşık 1,5 yıl sonunda başlanır,
6 ay içerisinde o da sisteme adapte edilir” dedi.
iha