Lastik Sanayicileri Derneği (LASDER) Genel
Sekreteri Bahadır Ünsal, 2006 yılında ömrünü tamamlamış maddelerin geri
dönüşümüyle ilgili bir yönetmelik yayınlandığını, bu yönetmeliğin
ardından dernek kurmaya karar verdiklerini belirtti.
Yönetmelikte,
''Lastik ithal eden ve üretenlerin, piyasaya sattıkları lastiğin belli
bir oranı geri toplamak ve geri kazandırmakla mükellef'' kuralının
yazılı olduğunu ifade eden Ünsal, Türkiye'de piyasaya satılan lastiğin
yüzde 70'inin geri dönüşümünü sağladıklarını kaydetti.
Ünsal, LASDER'in 9 üyesi bulunduğunu, bunlar arasında Brisa, Michelin ve Goodyear firmalarının da yer aldığını bildirdi.
Türkiye'de şu anda 35-40 milyon civarında
lastik üretim kapasitesinin bulunduğunu, bunların bir kısmının ihraç
edildiğini belirten Ünsal, Türkiye'nin lastik üretiminde kullanılan
hammaddelerin tamamını ithal ettiğini kaydetti.
'115 BİN TON CİVARINDA LASTİK TOPLAMAYI PLANLIYORUZ'
Türkiye'de neredeyse her 5 kişiye bir araç düştüğünü dile getiren Ünsal, şunları söyledi:
''Satın
alma hevesi her geçen gün katlanarak artıyor. Bu demek oluyor ki
yenileme pazarına ne kadar çok lastik girerse ÖTL dediğimiz ömrünü
tamamlamış lastik miktarı da günden güne o oranda büyüyor. Diş derinliği
belli bir metrenin altına düştükten sonra ömrünü tamamlayan bu
lastikleri yani ÖTL'leri, çevreye ve ülke ekonomisine faydalı bir
şekilde geri dönüşümünü sağlamak üzere topluyoruz. Ekim sonu itibariyle
71 bin 39 ton ÖTL toplandı. 2011 yıl sonu hedefimiz ise 87 bin ton.
Önümüzdeki sene 115 bin ton civarında lastik toplamayı planlıyoruz.
Lastiğin ham maddesi petrol. Daha çok ÖTL toplanması demek, daha az ham
petrol ithal etmek demek, daha az ham petrol çıkarmak demek. Bu da
mevcut geri dönüşümle doğal kaynaklarımızı daha uzun yıllar korumak
anlamına geliyor. Bizim kar amacımız yok. Tamamen çevreyi korumak için
çabalıyoruz. Bu kadar çalışıyoruz, çabalıyoruz, lastiği toplatıyoruz ama
kar amacımız yok. Lastiğin toplama gideri yaklaşık 20 milyon lira
civarında. Bunları üyelerimizden tahsil ediyoruz.''
AB
ülkelerinde atıklarla çevreyi kirletenlerden de bir katkı payı
alındığını ifade eden Ünsal, ''Türkiye'de sadece bunu kurumlar ve
belediyeler alabiliyor. Bunun dışındaki atık yöneticilerin hiç biri
böyle bir para alma hakkına sahip değil. Bu bir eksiklik. Dolayısıyla bu
sistem kendini bir türlü toplayıp, daha güçlü bir şekilde ortaya
çıkamıyor'' diye konuştu.
'ELEKTRİK BİLE ÜRETİLİYOR'
Lastikleri,
13 tane yüklenici firma vasıtasıyla topladıklarını belirten Ünsal,
toplanan lastikler arasında, kullanılabilecek durumda olanları da
kaplatıp ekonomiye tekrar kazandırdıklarını kaydetti.
Lastiğin
içindeki malzemelerinin kullanımı sağlayarak, ülke ekonomisine bir
değer katmayı amaçladıklarını bildiren Ünsal, sözlerine şöyle devam
etti:
''Toplanan
lastikler malzeme ve enerji geri kazanım sektörlerinde kullanılıyor. Bu
sayede lastiklerden elektrik bile üretiliyor. Enerji üretimi Türkiye'de
moda olmaya başladı. Doğuda bir fabrika Türkiye'de ilk kez lastikten
elektrik üretmek için hazırlanıyor. 20 bin ton ömrünü toplamış lastik
kullanarak, elde ettiği gaz ve yağla jeneratör çalıştırmak suretiyle
elektrik üretecek. Bu sistem hemen hemen hazır. Deneme üretimlerine
başladılar. Önümüzdeki günlerde üretime başlanacak. Bu tür çalışmaların
artmasını umuyoruz. Ayrıca lastikten, ayakkabı, granül, yer karoları,
döşeme karoları üretiliyor. Bunlar çocuk parklarında, yer döşemelerinde,
yollarda kullanılıyor. Gaz elde edebiliyorsunuz. Yanan ve değerli bir
gaz. Bunun içinde tehlike olanlar da var, onları ayrıştırıyorsunuz.
Piroliz dediğimiz bir yağ da elde ediyorsunuz. Bu yağ, kaloriferde
ısıtma yakıtı veya büyük gemilerde yakıt olarak kullanılabiliyor. Bu yağ
ekonomik değeri yüksek maddelerin üretiminde ve alternatif enerji
kaynağı olarak da kullanımı mümkündür.''
aa