Firma sadece yerli değil, elektrikli otomobil üretmek için ar-ge çalışmalarına başladı.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik
Mühendisliği ile işbirliği yaparak projeye başlayan şirket,
çalışmalarını şimdilik Bereket Enerji grubu içinde sürdürüyor. Proje
belli bir aşamaya geldikten sonra grup içinde elektrikli otomobil için
ayrı bir şirket kurulacak.
Bereket Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, Türkiye’nin
benzinli motorların yapıldığı dönemde bu teknolojiyi çeşitli sebeplerle
kaçırdığını ancak elektrikli otomobil teknolojisini kaçırmaması
gerektiğini söylüyor. Bu konuda üstlerine düşen vazife neyse
yapacaklarını belirten Saldanlı, “Bunu yaparsak, Başbakan’ın işaret
ettiği hedefi gerçekleştirmiş oluruz. Hem elektrikli hem yerlisini
yapacağız. Bunu sadece bir hobi olarak yapabildiğimizi göstermek için,
bir prototip olarak değil, günlük hayata getirmek ve şu andaki bir
otomobilin konforuna sahip şekilde yapmayı planlıyoruz.” diye konuşuyor.
Elektrikli araçlar konusunda ar-ge çalışmalarının devam ettiğini
söyleyen Saldanlı, gelecek yıllarda elektrikli araçların görüleceğini
belirterek, “Dünyada elektrik üretimi gittikçe artıyor. 1973 senesinde
elektrik tüketimi, global enerji tüketiminin yüzde 10′u kadarken 2003
senesinde global elektrik tüketimi ikiye katlanmış, bunda elektrik
tüketiminin payı yüzde 20′ye çıkmıştır. Hesaplamalara göre 2035
senesinde bu bir daha katlanacak. Elektriğin global tüketimde oranı
yüzde 40′a çıktı. Kömür veya başka enerjilerle çalışan makineler,
elektrikliye dönüşüyor. Bu, elektrik enerjisinin sessiz ve çevreyle
uyumlu verimli olmasından kaynaklanıyor.” diyor.
Ceyhan Saldanlı, yapılacak elektrikli otomobilin motorlarını
Türkiye’de üretebilecek kapasiteye sahip olunduğunu, İstanbul, Kayseri
ve İzmir’de motorlar üretildiğini söylüyor. Artık elektrik depolayabilen
lityum bataryalar bulunduğunu vurgulayarak, “Bütçe belirleme
aşamasındayız. PAÜ’den, otomobilin yapılması için ne kadar para
gerektiğini sorduk. Biz ar-ge çalışmaları için grup olarak 5 milyon
dolar harcıyoruz. Bunu AB kaynakları, Bilim Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı ile diğer şirketler vasıtasıyla 100 milyon dolara
çıkarabiliriz. Pilot çalışmamız var, belli bir noktaya gelmesini
bekliyoruz. Üniversitelerde bu konuda bilgi vermek isteyen her hocaya da
kapımız açık.” şeklinde konuşuyor.
Bir elektrikli motorun verimliliği yüzde 95′ken benzinli motorun
yüzde 22 olduğuna dikkat çeken Saldanlı, şunları kaydediyor: “Bu nedenle
ulaşım araçlarında da elektriğin kullanılması kaçınılmaz. Fosil
yakıtların daha az kullanılması, çevrenin daha az kirletilmesi açısından
önemli. Elektrik depo edilemez diye düşünülüyordu ancak batarya
teknolojisindeki yeni gelişmeler, depolama kapasitesini arttırdı.
Bununla beraber elektriğin ulaşımda da kullanılması gündeme geldi.”
Türkiye’nin, kendi kaynaklarını değerlendirmeden gelişme imkânı
olmadığını söyleyen Saldanlı, “Bundan daha önemlisi, insan kaynağı var.
Beyin kapasitesini kullanmak önemli. Dışarıda üretilen şeyleri hazır
alarak bir yere varamayacağımız belli. Üniversitelerle işbirliği
yaparak, bu işin uzmanlarıyla görüşerek, mühendislerimizi kullanarak
elektrikli araçların gelişime ayak uydurmamız gerekiyor. PAÜ’deki
öğretim üyelerinin de bu konuda çalışma yaptığını duyduğumuzda,
işbirliğinin faydalar getireceğine inandık.” ifadelerini kullanıyor.
zaman