Türkiye enerji politikaları ve stratejilerinin başına yerli ve
yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle arz güvenliğini temin
edecek yapıyı kurguladığını ifade eden Yıldız, ''Bunları liberalleşme,
serbestleşme, özelleştirmelerle beraber özel sektör yatırımlarıyla
beraber gerçekleştirmeye karar verdi. Bunlar önemli tercihler. Türkiye
bu tercihlerini değiştirmeyecek. Türkiye özellikle enerji sektöründe
özel sektör kanalıyla yapacağı üretim yatırımlarına, özelleştirmelere
devam edecek'' dedi.
Türkiye'nin halen uluslararası yatırımcı için bir cazibe merkezi
olduğunu vurgulayan Yıldız, ''Önümüzdeki günlerde yine sektörümüze
ciddi bir sermayenin geleceğini buradan sizlerle paylaşmak isterim. Bu
Türkiye, sektör adına, enerji yapılanmasına adına sevindiricidir''
şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz günlerde yapılan bazı yatırım ve anlaşmalara da değinen
Yıldız, Karadeniz'de uluslararası petrol ve doğal gaz şirketleriyle
yaptıkları anlaşmaların, kısmen de olsa artık ağırlık merkezini bundan
sonra Akdeniz'e doğru bırakacağını bildirdi.
Dünyada nüfusun arttığını, nüfusla beraber enerji talebinin de yükseldiğine işaret eden Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'de özellikle kimse bizden her ülkenin kendi kabiliyetlerini
kullanmasının dışında bir şey beklememesi lazım. Nedir bu? Türkiye'de
yerli kömür rezervleri vardır. Yerli kömür rezervlerinin tarafımızdan
kullanılması ve özel sektöre açılması doğru bir iştir. Orta ve kısa
vadede yaklaşık 7 bin megavat, hemen arkasından toplamını 18 bin
megavata çıkartacak bir yerli kömür... Bunu özel sektörün kullanımına
açacağız. Elektrik üretiminde yerli kömürün katkısının payını daha da
artırmış olacağız. Eğer siz bunları çevreye duyarlı ve temiz kömür
teknolojileri ile beraber yapıyor olursanız herhangi bir sıkıntı
yaşanmaz. Aynen bir kısım gelişmiş olan ülkelerin gelişmelerini
tamamlayıncaya kadar kömürü kullanmış olmaları gibi...
Burada bize iklim değişikliği ile alakalı hedeflerimize uymadığımız
şeklindeki ithamın doğru olmadığını söylemeliyim. Çünkü bizler
uluslararası arenada da Türkiye, üzerine düşeni yapıyor ve iklim
değişikliği ile ilgili hassasiyetlere dikkat ettiğini rakamları ile
beraber vurguluyor. Daha bundan 2 gün önce yaptığımız toplantıda, bir
kısım Türkiye'nin büyüklüğüne yakışır taahhütlerin içerisinde
Türkiye'nin bulunabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama bunların
özellikle yerli kaynaklarımızın kullanılmayacağı anlamına gelmemesi
lazım. Her ülke kendi kabiliyetlerini, kendi kapasitesini o ülkenin
kalkınması adına rahatlıkla kullanabiliyor.''
-NÜKLEER GÜÇ...-
Taner Yıldız, enerji yapılandırmasında nükleerin payının bundan
sonra Türkiye'de yer alacağını söyleyerek, ''Şu ana kadar Türkiye'nin
sanayisini, gelişmesinin hak etmediği şekilde 40 yıllık serüvenin
mutlaka olumlu bir modda yenilenmesi lazım, mutlaka nükleer güç
santrallarının hem sanayideki gelişimle beraber hem de elektrik
üretimindeki payıyla beraber yerleştirilmesi lazım. İnşallah şu ana
kadar Rusya Federasyonu ile yaptığımız anlaşma bunun önemli bir
parçasını oluşturacak. Akdeniz'de ve Karadeniz'de üretimimiz olacak''
diye konuştu.
Türkiye'de enerji sektöründe yatırımda güvenilir bir ortam olduğunu kaydeden Yıldız, şunları söyledi:
''Su kaynaklarının da 2023 yılına kadar önemli ölçüde harekete
geçirilebileceğini; rüzgarla alakalı kısmi gecikmeler oldu ama
2012-2013 yıllarında bunların telafi edileceğini söyleyebilirim. Şu ana
kadar EPDK'ya yapılan lisans başvurularında, lisansını almış ve alacak
olanlarla beraber 2023 yılındaki 100 bin megavatlık hedefimiz aşılmış
durumda, müracaat bazında... Bunların gerçekleştirilmeye yakın
olanlarının ve mutlaka realize edilmesi gerekenleri istisna tutuyorum.
Varsa fikrini değiştirenlerin de, bu müracaatların geri alması,
almıyorsa da mutlaka realize etmesi lazım.''
enerjibakanlığı/haberler